Danıştay’dan Emsal Karar: İmar Planlarının İptalinde 5 Yıllık Süre Her Durumda Geçerli mi?
- patikahukuk
- 25 Ağu
- 2 dakikada okunur
İmar Planı İptal Davalarında Süre Sınırı Tartışması

İmar planlarının iptali davalarında en sık karşılaşılan sorunlardan biri, dava açma süresinin ne zaman başlayacağıdır.14 Şubat 2020 tarihli 7221 sayılı Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. maddesine eklenen hüküm, “Kesinleşen imar planlarına her halde 5 yıl içinde dava açılabileceği” yönünde düzenleme getirmiştir.
Ancak Danıştay 6. Dairesi, yakın tarihli 2021/8192 E., 2022/1087 K. sayılı kararında bu süre kuralının her durumda geçerli olmadığına hükmetti.
Dava Konusu Olay
Uyuşmazlık, 2005 yılında kesinleşmiş bir 1/1000 ölçekli uygulama imar planına karşı, 2021 yılında açılan iptal davasından kaynaklandı.İlk derece ve bölge idare mahkemeleri;
· 14.02.2020 tarihli 7221 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile
· 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. maddesinde yapılan değişiklik
çerçevesinde “Kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı, kesinleşme tarihinden itibaren her halde 5 yıl içinde dava açılabilir” hükmünü esas aldı.Bu nedenle, 2005’te kesinleşen plana karşı 2021’de açılan davada 5 yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle davayı süre yönünden reddetti.
Danıştay’ın Değerlendirmesi
Danıştay 6. Dairesi, yerleşik içtihatlarına atıf yaparak önemli ayrıntılara dikkat çekti:
· Parselasyon işlemleri bireysel işlem niteliğindedir.3194 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyon işlemleri yalnızca ilanla sınırlı kalamaz; ilgilisine yazılı olarak tebliğ edilmelidir.
· Tebliğ eksikse süre başlamaz.Plan veya parselasyon ilgilisine hiç tebliğ edilmemiş ya da usulüne uygun tebliğ yapılmamışsa, dava açma süresi ilgili kişinin fiilen öğrendiği tarihten itibaren işler.
Olayda, davacı 01.12.2020 tarihinde imar durum belgesi talep etmiş; bu talep üzerine 03.12.2020 tarihli belge hazırlanarak 20.01.2020’de kendisine tebliğ edilmiştir. Davacı, bu tebliğden sonra 10.02.2021’de davayı açmıştır.
5 Yıllık Süre Düzenlemesi Geriye Yürümez
Danıştay, 7221 sayılı Kanun ile getirilen 5 yıllık süre kuralının geriye dönük uygulanamayacağını açıkça vurguladı.Buna göre:
· Kanunlar kural olarak geçmişe yürütülemez.
· Hukuki güvenlik ve kazanılmış hakların korunması ilkeleri gereği, yeni düzenlemeler geçmişte kesinleşmiş planlar için süre sınırlaması getiremez.
Bu nedenle, 1 Temmuz 2020’den önce kesinleşmiş planlar açısından, ilgilinin planı öğrendiği tarihten itibaren dava açma hakkı devam eder.
Kararın Önemi
Danıştay, dava açma süresinin geçmediğini tespit ederek yerel mahkemelerin süre aşımı gerekçesiyle verdikleri ret kararlarını bozdu. Bu karar, özellikle:
· Uzun yıllar önce kesinleşmiş, ancak ilgilisine tebliğ edilmeyen imar planları,
· Usulsüz tebliğ edilen parselasyon planları,
· İmar durumu belgesi gibi uygulama işlemleriyle öğrenilen planlar
bakımından emsal nitelikte.
Uygulamadaki Yansımalar
Danıştay’ın bu yaklaşımı, hukuki güvenlik ilkesini güçlendiren bir adım olarak değerlendirilebilir. Karar, vatandaşların devletin işlem ve eylemlerinde öngörülebilirlik beklentisini teyit ediyor ve tebliğ yükümlülüğünün şeklen değil, usule uygun olarak yerine getirilmesi gerektiğini netleştiriyor.
Özellikle geçmişte yapılmış planlar sebebiyle hak arama süresinin kapandığını düşünen kişiler açısından, fiili öğrenme tarihi yeniden kritik hale gelmiş durumda.



Yorumlar