Fasılalı (Aralıklı) Çalışmalarda Kıdem Tazminatı Uygulaması
- patikahukuk
- 25 Ağu 2025
- 2 dakikada okunur
İş hayatında, işçinin aynı işveren nezdinde kesintili veya aralıklı olarak çalıştığı durumlarda, iş sözleşmesinin birden fazla kez sona erdirilmesi ve her fesih sonrası kıdem tazminatının ödenmiş olması sık karşılaşılan bir uygulamadır. Ancak hem uygulama hem de yargı kararları, işverenin kıdem tazminatı yükümlülüğünü azaltmak amacıyla sözleşmeyi tekrar tekrar feshetmesinin geçerli bir yöntem olarak kabul edilmediğini ortaya koymaktadır. Bu tür durumlarda, işçinin toplam hizmet süresi esas alınarak kıdem tazminatı hesaplanmakta, önceden yapılan ödemeler mahsup edilmektedir.

Fasılalı (Aralıklı) Çalışma Kavramı ve Kıdem Tazminatı Hesabı
Mevcut iş hukuku düzenlemeleri, işçinin aynı işverenin bir veya farklı işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem tazminatı hesabında birleştirilmesini zorunlu kılar. Hizmet sözleşmesinin devam edip etmemesi veya aralıklarla tekrar yapılması, bu birleştirmeyi engellemez. Ayrıca işyerinin devri, nakli ya da işveren değişikliği gibi hallerde de hizmet süreleri toplu olarak dikkate alınır.
Uygulamada, daha önce kıdem tazminatı ödenmeyen dönemler sonraki hizmet sürelerine eklenerek, son ücret üzerinden hesaplama yapılır. Ancak aynı döneme ilişkin daha önce kıdem tazminatı ödendi ise bu süreler ikinci kez hesaba katılmaz.
Kıdem Tazminatına Hak Kazanma Süresinin Değerlendirilmesi
Kıdem tazminatı hakkı, işçinin işveren nezdinde en az bir yıl çalışmasını gerektirir. Fasılalı çalışmalarda da bu süre, tüm aralıklı dönemler bir arada değerlendirilerek hesaplanır. Bununla birlikte, her bir fesih ve çalışma döneminin kıdem tazminatı hakkı doğuracak şekilde sona ermiş olması zorunludur.
Buna göre:
· İşçinin kendi isteğiyle işten ayrılması (istifa) halinde, o döneme ilişkin kıdem tazminatı hakkı doğmaz. Bu nedenle, istifa ile sona eren dönemler hesaplama dışı bırakılır.
· Önceki hizmet süresi için kıdem tazminatı ödenmişse, aynı süre için ikinci kez ödeme yapılmaz.
· Hizmetler arasındaki ara sürenin on yılı aşması halinde, eski hizmetler zamanaşımı nedeniyle kıdem hesabına dahil edilmez.
Güncel Yargı Uygulamaları ve Değerlendirmeler
Yargıtay kararları, işçinin aynı işverenin farklı işyerlerinde aralıklı da olsa çalıştığı tüm sürelerin kıdem tazminatı hesabında birleştirilmesini esas almaktadır. Ancak bu birleştirme, önceki dönem için kıdem tazminatı ödenmiş olması halinde sınırlanır. Ayrıca, istifa sonucu sona eren dönemlerin kıdem hesabına dahil edilmediği teyit edilmiştir.
Son dönem yargı kararlarında, işverenlerin kıdem tazminatını azaltmak amacıyla iş akdini feshetme veya yazılı istifa alma yoluna gitmelerinin irade fesadı oluşturduğu ve bu tür işlemlerin geçersiz sayılabileceği yönünde eğilimler artmıştır. Böylece işçinin gerçek iradesi yok sayılarak haksız tazminat kaybı yaşanmasının önüne geçilmektedir.
Tasfiye Edilen Çalışma Dönemlerinin Kıdem Tazminatı Hesabına Etkisi
Kıdem tazminatı ödenerek kapatılan (tasfiye edilen) dönemler, kıdem hesabında tekrar dikkate alınmaz. İşverenin, işçiyi baskı altında bırakarak veya gerçek iradesi dışında istifa ettirerek kıdem tazminatını düşürmeye yönelik girişimleri yargı tarafından yakından incelenmektedir. Bu bağlamda, işçinin iradesine aykırı şekilde alınan istifa veya ibraname belgeleri geçersiz sayılabilir ve işçiye ek tazminat hakkı doğabilir.
Not: Bu makale, hukuki konulara ilgi duyan kişilerin genel bilgilendirilmesi amacıyla hazırlanmıştır; ve hukuki danışmanlık yerine geçmez Kapsamlı bir kaynak olma iddiası taşımaz ve yasal tavsiye olarak değerlendirilmemelidir.



Yorumlar