Otoparka Bırakılan Araçlarda İşletmenin Hukuki Sorumluluğu
- patikahukuk
- 5 dakika önce
- 3 dakikada okunur

Kent yaşamında motorlu taşıt sayısının artmasıyla birlikte garaj ve otoparklar yalnızca bir park alanı değil, aynı zamanda bir güvenlik ve saklama hizmeti sunan işletmelere dönüşmüştür. Araç sahipleri, araçlarını bu alanlara bırakırken yalnızca yer temin edilmesini değil, aracın hasarsız ve eksiksiz şekilde korunmasını da bekler. Bu beklenti, otopark işletmecileri açısından belirli hukuki sorumlulukları beraberinde getirir.
Araç Sahibi ile Otopark İşletmecisi Arasındaki İlişkinin Niteliği
Araç otoparka bırakıldığında taraflar arasında hukuki bir ilişki doğar. Bu ilişki, genellikle bedel karşılığı bir hizmet sunumu temelinde kurulur. Otopark işletmecisi, aracı teslim aldığı andan iade edileceği ana kadar güvenli bir ortamda muhafaza etmeyi ve gözetim altında tutmayı üstlenir.
Uygulamada bu ilişkinin niteliği tek tip değildir. Özellikle alışveriş merkezleri, rezidanslar ve karma kullanım alanlarında sunulan otopark hizmetleri, yalnızca bir park alanı tahsisinden ibaret değildir. Araç sahibinin, başka bir hizmetten faydalanırken aracını güvenle bırakması da söz konusu olduğundan, taraflar arasındaki ilişkinin saklama unsuru ağır basan karma bir sözleşme niteliği taşıdığı kabul edilmektedir.
Otopark İşletmecisinin Kusursuz Sorumluluğu
Türk Borçlar Kanunu, garaj ve otopark işletenlerin sorumluluğunu özel olarak düzenlemiştir. Buna göre işletmeci, kendisine teslim edilen motorlu taşıtın ve eklentilerinin:
· Zarar görmesinden
· Kaybolmasından
· Çalınmasından
kural olarak sorumludur. Bu sorumluluk, kusur aranmaksızın doğar. Başka bir ifadeyle, işletmecinin zararın meydana gelmesinde kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın sorumluluğu gündeme gelir.
Ancak işletmeci, zararın mücbir bir sebepten, aracın kendi niteliğinden ya da doğrudan araç sahibine veya onunla bağlantılı kişilere yüklenebilecek bir kusurdan kaynaklandığını ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir.
“Sorumlu Değiliz” Uyarıları Neden Geçerli Değil?
Otopark girişlerinde sıkça karşılaşılan “Araçta meydana gelebilecek zararlardan işletmemiz sorumlu değildir” şeklindeki levhalar, hukuki açıdan sanıldığı kadar koruyucu değildir.
Mevzuat gereği, otopark işletmecisinin kanundan doğan sorumluluğu tek taraflı beyanlarla ortadan kaldırılamaz. Bu tür uyarılar, kanunda açıkça sayılan sorumsuzluk halleri gerçekleşmediği sürece geçerlilik kazanmaz. Dolayısıyla yalnızca bir tabela asılması, işletmeciyi sorumluluktan kurtarmaz.
Sorumluluğun Parasal Üst Sınırı
Kanun, kusursuz sorumluluk kapsamında işletmecinin sorumluluğunu belirli bir tutarla sınırlandırmıştır. Buna göre, işletmecinin kendisine veya çalışanlarına atfedilebilecek bir kusur bulunmuyorsa, sorumluluk günlük saklama bedelinin on katı ile sınırlıdır.
Bu noktada önemli bir ayrım yapılmalıdır: Eğer zarar, işletmecinin ya da çalışanlarının kusurundan kaynaklanıyorsa bu sınırlama uygulanmaz ve zarar kusur oranına göre tamamen tazmin edilir.
Zararı Bildirme Yükümlülüğü
Otoparktan araç teslim alındığında fark edilen bir zarar, gecikmeksizin işletmeciye bildirilmelidir. Bu bildirim yükümlülüğü, her ne kadar açık bir hükümle düzenlenmemiş olsa da uygulamada delillerin korunması ve zararın tespiti açısından büyük önem taşır.
Bildirimin gecikmesi, ancak haklı bir sebebe dayanıyorsa veya gecikmede araç sahibinin kusuru bulunmuyorsa mazur görülebilir. Aksi halde, geç bildirilen zararlar bakımından ispat güçlüğü doğabilir.
Sorumluluğun Sözleşme ile Düzenlenmesi Mümkün mü?
Taraflar, otopark hizmetine ilişkin sorumluluğu sözleşme ile yeniden düzenleyebilir. Kanundaki hüküm emredici nitelikte olmadığından, sorumluluk:
· Genişletilebilir
· Sınırlandırılabilir
· Belirli şartlar altında tamamen kaldırılabilir
Ancak bu tür düzenlemelerin genel işlem şartlarına uygun olması gerekir. Özellikle işletmecinin kastı veya ağır ihmali için sorumluluğu kaldıran hükümler geçersiz sayılır. Buna karşılık, hafif ihmal bakımından sorumluluğun sınırlandırılması mümkün olabilmektedir.
Değerlendirme
Son dönemde artan otopark hizmetleri, işletmeciler açısından yalnızca ticari bir faaliyet değil, aynı zamanda ciddi bir hukuki sorumluluk alanı yaratmaktadır. Araç sahiplerinin güven beklentisi ile işletmecilerin risk yönetimi arasında kurulan denge, sözleşmelerin içeriği ve uygulamadaki özen yükümlülüğü ile doğrudan ilişkilidir.
Bu nedenle gerek araç sahiplerinin gerekse otopark işletmecilerinin, hizmet ilişkisini yalnızca günlük bir pratik olarak değil, hukuki sonuçları olan bir sözleşme ilişkisi olarak değerlendirmesi büyük önem taşımaktadır.
Not: Bu makale, hukuki konulara ilgi duyan kişilerin genel bilgilendirilmesi amacıyla hazırlanmıştır; ve hukuki danışmanlık yerine geçmez Kapsamlı bir kaynak olma iddiası taşımaz ve yasal tavsiye olarak değerlendirilmemelidir.



Yorumlar