Deniz Taşımacılığında Elektronik Seyir Defteri’ne Geçiş
- patikahukuk
- 29 Eyl
- 2 dakikada okunur
Deniz taşımacılığı sektörü, dijitalleşme ve teknolojik gelişmelerin etkisiyle önemli bir dönüşüm sürecine girmektedir. Bu dönüşümün en somut örneklerinden biri, 1 Temmuz 2025 itibarıyla Türk bayraklı gemiler için zorunlu hale gelen Elektronik Seyir Defteri (ESD) uygulamasıdır. ESD, yalnızca operasyonel verimliliği artırmakla kalmayıp, aynı zamanda hukuki ve idari süreçlerde de önemli değişikliklere yol açmaktadır.

Elektronik Seyir Defteri Nedir?
Elektronik Seyir Defteri, gemilerde seyir, makine operasyonları, personel hareketleri ve çevresel olaylara ilişkin kayıtların dijital ortamda, gerçek zamanlı ve standartlaştırılmış bir şekilde tutulmasını sağlayan bir sistemdir. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından kabul edilen MEPC.312(74) sayılı Karar, bu tür dijital kayıtların kullanımını teşvik etmektedir.
Türkiye'deki Yasal Düzenlemeler
Türkiye'de, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından 1 Temmuz 2025 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemelerle, belirli tonajdaki Türk bayraklı gemiler için ESD kullanımı zorunlu hale getirilmiştir. Bu düzenleme, kabotaj hattında faaliyet gösteren tüm gemileri kapsamaktadır.
Hukuki Geçerlilik ve Delil Niteliği
Türk hukukunda, elektronik kayıtların delil niteliği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 199. maddesi ile düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca, güvenli elektronik imza ile oluşturulan veya sertifikalı sistemlerle tutulan ESD kayıtları, aksi ispat edilmedikçe hukuken geçerli sayılmaktadır.
Kişisel Verilerin Korunması
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), ESD kapsamında işlenen personel bilgilerinin korunmasını zorunlu kılmaktadır. Liman işletmeleri, KVKK uyumluluğunu sağlamak için veri işleme politikalarını gözden geçirmeli, özellikle uluslararası veri aktarımlarında gerekli izinleri almalıdır.
Operasyonel ve Hukuki Etkiler
ESD uygulamasının gemi ve liman işletmeleri açısından operasyonel ve hukuki etkileri bulunmaktadır:
· Eğitim ve Farkındalık: Gemi personeli ve liman çalışanlarının ESD kullanımı konusunda kapsamlı eğitim alması gerekmektedir. Bu eğitimler, yalnızca sistemin teknik kullanımını değil, aynı zamanda veri girişlerinin doğruluğunu ve hukuki sonuçlarını da kapsamalıdır.
· Veri Güvenliği: ESD verilerinin güvenli bir şekilde saklanması ve erişilebilir olması sağlanmalıdır. Bulut tabanlı yedekleme sistemleri, veri kaybı riskini azaltırken, iki faktörlü kimlik doğrulama ve veri şifreleme gibi siber güvenlik önlemleri de KVKK ve IMO standartlarına uyum için önemlidir.
· Hukuki Sorumluluk: ESD verilerinin sigorta talepleri veya hukuki uyuşmazlıklarda delil olarak kullanılabilmesi için kayıtların eksiksiz ve zamanında tutulması gerekmektedir. Örneğin, bir çevre kirliliği olayında, MARPOL ihlaline ilişkin doğru ESD kayıtları, işletmenin sorumluluktan kurtulmasını sağlayabilir.
Sonuç ve Öneriler
Elektronik Seyir Defteri, deniz taşımacılığı sektöründe dijitalleşmenin yalnızca bir aracı değil, aynı zamanda hukuki ve operasyonel süreçlerin modernizasyonunda bir dönüm noktasıdır. Bu dönüşümün başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için aşağıdaki adımlar önerilmektedir:
· Eğitim Programları: Gemi personeli ve liman çalışanları için düzenli, simülasyon temelli ESD ve KVKK eğitimleri düzenlenerek veri giriş hataları önlenmelidir.
· Politika Geliştirme: KVKK ve IMO standartlarına uygun veri işleme politikaları oluşturulmalı, uluslararası veri aktarımları için gerekli izinler alınmalıdır.
· Sözleşme Düzenlemeleri: Armatörlerle yapılan anlaşmalarda ESD uyumluluğu açıkça tanımlanmalı, sorumluluk paylaşımı netleştirilmelidir.
Bu adımlar, ESD uygulamasının etkinliğini artıracak ve sektördeki dijital dönüşüm sürecini başarıyla yönlendirecektir.
Not: Bu makale, hukuki konulara ilgi duyan kişilerin genel bilgilendirilmesi amacıyla hazırlanmıştır; ve hukuki danışmanlık yerine geçmez Kapsamlı bir kaynak olma iddiası taşımaz ve yasal tavsiye olarak değerlendirilmemelidir.


Yorumlar