Rödovans Sözleşmelerinde Tahliye Ne Zaman Mümkün?
- patikahukuk
- 6 gün önce
- 3 dakikada okunur

1. Rödovans Sözleşmesinin Temel Hukuki Yapısı
Rödovans sözleşmesi, maden ruhsatı sahibinin kendi ruhsat sahasını veya bir bölümünü belirli bir süre için işletmeye bırakması ve bu işletme karşılığında hasılat üzerinden bedel (rödovans payı) alma taahhüdünü içeren özel bir sözleşmedir. Bu ilişki, maden hakkının devri değil “işletme hakkının kullanımının bir bedel karşılığında bırakılması”dır; bu yüzden de Borçlar Kanunu’ndaki klasik ya da ticari kira hükümleri değil, özellikle hasılat kirasına ilişkin düzenlemeler esas alınır. Bu, sözleşmenin hem mülkiyetten ayrışan özgün niteliğini vurgular hem de taraflara geri ödemeye dayalı sürekli bir borç yükler.
Rödovans ilişkilerinin hukuki konumu, taraflar arasındaki hak ve borç ilişkisini şekillendirir ve uyuşmazlıklar çoğunlukla bu yapının uygulanması ekseninde ortaya çıkar.
2. Hangi Mahkemede Görülür?
Rödovans sözleşmelerinden kaynaklanan kira alacağı, temerrüt nedeniyle tahliye ya da sözleşmenin feshi talepleriyle açılacak davalar, değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinde görülür. Çünkü rödovans bedeli, borçlar hukukunda kira ilişkisi kapsamında değerlendirilen bir hasılat kirası olduğu için sulh hukuku mahkemeleri görevli kabul edilmektedir.
Bu çerçevede taraflar, tahliye talebi olsa dahi asliye hukuk mahkemesine değil sulh hukuk mahkemesine başvurmalı; aksi takdirde davanın görev yönünden reddi riskiyle karşılaşırlar.
3. Temerrüt Nedeniyle Tahliye ve Ödeme Bildirimi
Bir rödovansçının temerrüdüne dayalı tahliye talebinde bulunabilmek için üç temel unsurun birlikte gerçekleşmesi gerekir:
a) Borcun Muacceliyeti
Rödovans bedelinin muaccel olması, yani artık talep edilebilir hâle gelmiş olması şarttır.
b) Süreli Bildirim (İhtarname)
Hasılat kiralarında olduğu gibi rödovans ilişkilerinde de kiracıya en az 60 gün ödeme süresi veren bir ihtarname gönderilmelidir. Kısa süreli (ör. 10 günlük) ihtarlar veya usulüne uygun tebliğ edilmeyen bildirimler temerrüt oluşturmaz.
Bu düzenleme, taraflar arasında olası hukuki sürtüşmelerin usule uygun şekilde çözülmesini temin amacı taşır.
c) İhtar Süresi İçinde Ödeme Yapılmaması
Belirtilen süre içinde makul ve tam ödeme yapılmazsa temerrüt doğar ve kiralayan, sözleşmenin feshi ile birlikte tahliye talep edebilir.
4. Akde Aykırılık Halleri ve Fesih
Rödovans sözleşmelerinde sadece rödovans bedelinin ödenmemesi değil, tarafların sözleşmeden doğan diğer yükümlülüklerini yerine getirmemesi de uyuşmazlığa yol açabilir. İşçi ücretlerinin ödenmemesi, üretim raporlarının verilmemesi gibi hususlar akde aykırılık olarak değerlendirilebilir. Ancak bu gibi iddialarda da önce ihtar ve makul sürenin tanınması ilkesi gözetilmelidir. Bu, sözleşmenin tek taraflı ve ani feshi yerine daha adil ve yapıcı bir yol sağlar.
5. Bilirkişi İncelemesi ve Delillerin Değerlendirilmesi
Maden işletmeleri ve hasılat hesapları teknik ve mali açıdan karmaşık olduğundan, bilirkişi raporunun kalitesi doğrudan davanın sonucuna etki eder. Mahkemeler, hangi dönemlere ilişkin rödovans bedelinin talep edildiği, hesaplamaların hangi kriterlere göre yapıldığı gibi hususların açıkça belirlenmediği hallerde yetersiz inceleme nedeniyle kararı bozabilir. Tarafların ticari defterler, sevk fişleri, satış bilgi formları ile düzenli MİGEM kayıtlarını birlikte sunmaları, raporun denetime elverişliliğini artırır.
6. Güncel Usul Gelişmeleri: Arabuluculuk Önkoşulu (Önemli)
2023 tarihli bir düzenlemeyle (7. Yargı Paketi kapsamında) kira sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvurusunun önşart olduğu kabul edilmiştir. Buna göre, rödovans gibi kira ilişkilerinden kaynaklı alacak ve fesih talepleri için dava öncesinde arabuluculuğa başvurmak artık zorunlu olabilir; aksi hâlde dava reddedilebilir. Bu usul, taraflara uyuşmazlığı mahkeme öncesinde daha az maliyetle çözme fırsatı verir.
7. Sonuç ve Pratik Öneriler
Rödovans sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar, hem maddi hukuki hem usul (ihtar, bildirim, bilirkişi, mahkeme görevi) kurallarına sıkı şekilde bağlıdır. Uygulamada şu hususlara özellikle dikkat edilmelidir:
· Her rödovans alacağı talebi için usulüne uygun ve makul süreli ihtarname gönderilmelidir.
· Tahliye talebi, sadece bedel ödenmemesine dayanıyorsa bile önce 60 günlük ödeme süresi verilmelidir.
· Davalar sulh hukuk mahkemesinde açılmalı, aksi halde görev itirazı ile karşılaşılabilir.
· Arabuluculuk kurumuna başvurmadan dava açılmamalıdır.
· Bilirkişi raporlarının detaylı ve izlenebilir olması sağlanmalıdır.
Bu çerçevede rödovans uyuşmazlıklarının profesyonel bir hukuki strateji ile yönetilmesi, hem tarafların hak ve sorumluluklarının netleşmesini sağlar hem de ihtilafların en hızlı ve en etkin şekilde çözülmesine katkıda bulunur.
Not: Bu makale, hukuki konulara ilgi duyan kişilerin genel bilgilendirilmesi amacıyla hazırlanmıştır; ve hukuki danışmanlık yerine geçmez Kapsamlı bir kaynak olma iddiası taşımaz ve yasal tavsiye olarak değerlendirilmemelidir.



Yorumlar