Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Sona Ermesi
- patikahukuk
- 7 gün önce
- 3 dakikada okunur

Evlilik, sadece duygusal ve sosyal bir birliktelik değil; aynı zamanda hukuk açısından özel ilişkiler doğuran bir kurumdur. Bu ilişkilerden biri de eşler arasındaki mal rejimi ilişkileridir. Türk Medeni Kanunu (TMK) 1 Ocak 2002’den itibaren yasal olarak edinilmiş mallara katılma rejimini kabul etmiş; evlilik birliği süresince edinilen malların adil paylaşımını amaçlayan modern bir sistem getirmiştir.
1. Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Nedir?
Tanım ve hukuki dayanak:Edinilmiş mallara katılma rejimi, Türk Medeni Kanunu’nun 218. maddesiyle düzenlenen, eşler arasında evlilik sürecinde edinilen malların paylaşımı esasına dayanan yasal mal rejimidir. Bu rejim, eşlerden biri veya her ikisi herhangi bir rejim sözleşmesi yapmamışsa otomatik olarak uygulanır.
Evliliğin başlangıcı:Bu rejim, eşlerin evlenmesiyle birlikte otomatik olarak başlar; eşler bir seçimlik mal rejimi sözleşmesi yapmak suretiyle farklı bir rejim de belirleyebilirler.
Kapsam:Rejim, iki temel mal grubunu içerir:
· Edinilmiş Mallar: Eşlerin evlilik birliği sürecinde, karşılık vererek elde ettikleri mal ve değerler (örneğin ücret, tazminat, sosyal güvenlik ödemeleri, malvarlığı gelirleri vb.).
· Kişisel Mallar: Evlilik öncesi sahip olunan mallar, miras veya bağış yoluyla edinilenler, manevi tazminata ilişkin haklar gibi kişisel nitelikli varlıklar.
Eşlerin malvarlıkları bu iki grup altında ayrı ayrı değerlendirilir ve tasfiye sırasında bu ayrım, paylaşımın esasını oluşturur.
2. Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Nasıl Çalışır?
Bu rejimde eşler, evlilik birliği süresince edindikleri mallar üzerinde serbestçe tasarruf edebilirler. Ancak evlilik sona erdiğinde, bu malların paylaşımı söz konusu olur. Paylaşım, mevcut edinilmiş malların değerleri üzerinden yapılır; kişisel mallar tasfiye kapsamına alınmaz.
Katılma alacağı kavramı:Rejimin ana unsuru, her eşin diğer eşin edinilmiş mallarından pay alma hakkı olan katılma alacağıdır. Bu pay, hesaplamada eşlerin edinilmiş mallarının “artık değer”leri (borçlar düşüldükten sonra kalan değer) esas alınarak belirlenir.
3. Rejimin Sona Ermesi: Ne Zaman ve Nasıl?
Edinilmiş mallara katılma rejimi sürekli bir durum değildir; belirli olaylar gerçekleştiğinde sona erer ve tasfiye süreci başlar. Türk Medeni Kanunu’nun 225. maddesinde düzenlenen sona erme halleri şunlardır:
a. Eşlerden Birinin Ölümü
Bir eşin ölümü halinde rejim kendiliğinden sona erer ve malvarlığı üzerinde tasfiye işlemi yapılır.
b. Başka Bir Mal Rejiminin Kabulü
Eşler başka bir mal rejimini benimsemeye karar verdiğinde (örneğin mal ayrılığı veya paylaşmalı mal ayrılığı), mevcut rejim sona erer ve yeni rejim uygulanır.
c. Boşanma veya Evliliğin İptali
Boşanma veya evliliğin iptali kararları doğrudan mal rejimini sona erdirir. Bu durumda yasal mal rejimi dava tarihinde sona erdiği için, o tarihe kadar edinilen mallar tasfiye kapsamına girer.
Sona erme zamanı ve önemi: Boşanma veya iptal gibi hâllerde, mal rejiminin sona erme tarihi dava tarihidir; bu tarih tasfiye kapsamına giren malların belirlenmesinde kritik öneme sahiptir.
4. Güncel Perspektifler ve Hukuki Tartışmalar
Edinilmiş mallara katılma rejimi, Türk hukukunda kadın ve erkek eşitliği açısından önemli bir kazanım olarak değerlendirilir. Evlilik dönemi boyunca eşlerin eşit ekonomik paydaşlığını gözetir ve özellikle ev işlerine veya çocuk bakımına katkı sağlayarak çalışmayan eş için de adil bir paylaşım mekanizması sunar.
Ancak uygulamada ayrımın doğru yapılması, malların edinilmiş mi yoksa kişisel mi olduğunun ispatı gibi teknik sorunlar hâlâ tartışma konusudur. Bu nedenle Yargıtay içtihatları ve akademik çalışmalar da mal rejiminin tasfiyesi sürecinde ortaya çıkan çeşitli problemlere dikkat çekmektedir.
5. Hukuki Değerlendirme
Edinilmiş mallara katılma rejimi, evlilik birliği süresince eşlerin ekonomik katkılarını eşit bir zeminde değerlendiren modern bir mal rejimi sistemidir. Eşler bu rejimi otomatik olarak kabul ederler; ancak istedikleri takdirde farklı bir rejim de belirleyebilirler. Rejimin sona ermesi, ölüm, boşanma, iptal veya başka bir mal rejimine geçiş gibi net olaylara bağlanmıştır. Bu sona erme anı, tasfiye sürecinin temelini oluşturur ve paylaşıma giren malların kapsamını belirler.
Türk Medeni Kanunu’nun bu düzenlemesi, evlilik sonrası mal paylaşımında adaletin sağlanmasına yönelik çağdaş ve dengeli bir mekanizma sunar. Hukuki süreçlerde doğru sınıflandırma ve ispat yükümlülükleri, hem uygulama hem de eşlerin haklarının korunması açısından büyük önem taşır.
Not: Bu makale, hukuki konulara ilgi duyan kişilerin genel bilgilendirilmesi amacıyla hazırlanmıştır; ve hukuki danışmanlık yerine geçmez Kapsamlı bir kaynak olma iddiası taşımaz ve yasal tavsiye olarak değerlendirilmemelidir.



Yorumlar